WORLD ALPAGU FEDERATION DÜNYA ALPAGU FEDERASYONU TÜRK SAVAŞ SANATI
   
 
  TARİHTE TÜRK'LER
TARİHTE TÜRKLER

1- TÜRKİYE CUMHURİYETİ
2- KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
3- NAHCİVAN ÖZERK CUMHURİYETİ
4- AZERBAYCAN CUMHURİYETİ
5- TÜRKMENİSTAN CUMHURİYETİ
6- ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ
7- KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ
8- KIRGIZ CUMHURİYETİ
9- ALTAY TÜRKLERİ
10- HAKAS CUMHURİYETİ
11- TUVA CUMHURİYETİ
12- SAHA-SİRE (YAKUTİSTAN) CUMHURİYETİ
13- BAŞKURTİSTAN CUMHURİYETİ
14- TATARİSTAN CUMHURİYETİ
15- ÇUVAŞİSTAN CUMHURİYETİ
16- BOSNA HERSEK
17- DOĞU TÜRKİSTAN
18- SARI UYGUR VE SALUR TÜRKLERİ
19- DAĞISTAN TÜRKLERİ
20- KUMUK TÜRKLERİ
21- ÇEÇENİSTAN CUMHURİYETİ - İNGUŞETYA CUMHURİYETİ
22- KABARTAY-BALKAR TÜRKLERİ
23- KARAÇAY - ÇERKES ÖZERK CUMHURİYETİ
24-ABHAZYA
25- ACARA TÜRKLERİ
26- AHISKA TÜRKLERİ
27- KIRIM MUHTAR CUMHURİYETİ (KIRIM TATAR TÜRKLERİ)
28- GAGAVUZ ÖZERK BÖLGESİ
29- BATI TRAKYA TÜRKLERİ
30- MAKEDONYA TÜRKLERİ
31- KOSOVA TÜRKLERİ
32- BATI VE ORTA AVRUPA'DA YAŞAYAN TÜRKLER
33- FİNLANDİYA TÜRKLERİ
34- SAHA TÜRKLERİ
35- DOĞU SİBİRYA TÜRKLERİ
36- TOBOL TÜRKLERİ
37- TATAR TÜRKLERİ
38- BAŞKURT TÜRKLERİ
39- MİŞER TÜRKLERİ
40- NOGAY TÜRKLERİ
41- STAVROPOL TÜRKLERİ
42- GÜNEY AZERBAYCAN TÜRKLERİ
43- IRAK TÜRKLERİ
44- SURİYE TÜRKLERİ
45- HORASAN TÜRKLERİ (TÜRKMENLERİ)
46- AFGANİSTAN TÜRKLERİ
47- TACİKİSTAN TÜRKLERİ
48- KAŞGAY TÜRKLERİ
49- HAMSE TÜRKLERİ
50- MOĞOLİSTAN HOTUN TÜRKLERİ
51- MOĞOLİSTAN KAZAK TÜRKLERİ
52- ABD VE KANADA'DA YAŞAYAN TÜRKLER
53- AVUSTURALYA'DA YAŞAYAN TÜRKLER
54-ŞOR TÜRKLERİ
55- KARAKALPAKLAR
56- TELEÜT TÜRKLERİ

Türk sözcüğünün anlamı; "Güçlü kuvvetli miğfer türemiş şekil kazanmış" demektir.
Türk Dil Kurumu'nun hazırladığı Türkçe Sözlük 'te Türk; Asya ve Doğu Avrupa'da yaşayan Türkçe'nin çeşitli lehçelerini konuşan soy ve bu soydan gelen kimse diye belirtilmektedir. Söz konusu bu kimselerden oluşan topluluklara "Türkler" denir. Türkler; Türkçe ve bu dilin lehçelerini konuşurlar. Türk kelimesinin geçtigi ilk devlet Göktürk (Kök-Türk) imparatorluğudur. Orhun Kitabelerinde Türk kelimesi bazen Türk bazen de Türük olarak yazilmiştir.
11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud; "Türk adının Türkler'e Tanrı tarafından verildiğini belirterek Türk adının "Gençlik kuvvet kudret ve olgunluk çağı" demek olduğunu belirtir. Türk kelimesi gerek İslâm gerek İran ve gerekse Tevrat'ta geçmektedir. Tevrat'ta Türkler'in Hz. Nuh'un oğlu Yafes'in soyundan geldiği kabul edilir.Türkler üç beyaz ırk grubundan "Europid" grubunun "Turanid" tipinden gelir.
Türkler'in anavatanı Orta Asya'dır. 9. yüzyıldan itibaren Orta Asya'da yaşayan Türkler; nüfus fazlalığı mer'a yetersizliği su kıtlığı gibi nedenlerle göç etmeye başlamışlardır. Orta Asya'dan dört bir yana gerçekleşen bu göçlerin en önemlisi batı yönünde olmuştur. Batı yönde gerçekleşen göçler sonucu 11. yüzyılda Anadolu Türkleşmiş ve daha sonra Avrupa içlerine kadar yayılmışlardır. 20. yüzyılda ise dünyanin bütün kıtalarına dağılmışlardır. Avustralya'dan Brezilya'ya kadar dünyanın her tarafında bugün Türk vardır.
Yine bu göçün Altay çevresinde göçebe halinde yaşayan Türk kavimlerinin hayvan sürülerini otlatmak için Aral Gölü istikametinde olduğu kaydedilir.Tarihin geçmiş dönemlerinde değişik ve uzun zaman dilimleri içinde birlik ve beraberlik içinde yaşayan Türk Dünyası kurmuş olduğu medeniyetlerle tarihe altın harflerle adını yazdırmıştır. Göktürkler Karahanlılar Selçuklular ve Osmanlılar bu devletlerin en bilinenleridir. Özellikle bugüne göre en son Büyük Türk Devleti olan Osmanlı Devleti kendine has özellikleriyle dünya hakimiyetini tam 600 yıl elinde tutmuştur. Ne yazık ki Osmanlı Devleti'nin çöküşüyle birlikte Türk Dünyası paramparça olmuş ve 20.yüzyıla esaret altında girmiştir. 20.yüzyılın esaretini Türk Dünyası içinde ilk kez yine Osmanlı Devleti'nin çekirdeğini oluşturan Türkiye kırmış ve Anadolu'nun şahlanışı ile bağımsızlığını kazanmıştır. Bu devletlerin sayısı mevcut bazı tarihi kaynaklara göre 113 olduğu bazı kaynaklara göre 125'i geçtiği ve bazı kaynaklara göre de 180'i bulduğu kabul edilir.

Burada Tarihi Coğrafya açısından tarihteki Türk devletlerinden kısaca bahsedeceğiz.
Özellikle de yaşadığı coğrafi mekanlar üzerinde duracağız:
-------------------------------------------------------------------------------------------------------

1. Hun İmparatorluğu: İlk büyük Türk Devletidir. M.Ö.220'den M.S.216'ya kadar hüküm sürmüştür. Türklük dünyasının öncüleri olarak bilinir. Mete Han döneminde imparatorluğun sınırları Japon Denizi'nden Hazar Denizi'ne kadar geniş bir bölgeyi kapsar.

2. Batı Hun İmparatorluğu:M.Ö. 53'de Büyük Hun İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle Batı Türkistan'da Cici Han tarafından kurulan devlet. Coğrafi mekan olarak sınırları Batı Türkistan'ı içine alır.

3. Han yada Ön Chao Kuzey Çin Hun Devleti[/color]: M.S. 304 ile 329 yılları arasında Kuzey Çin'de kurulmuş bir devlet.

4. Arka Chao Kuzey Çin Hun Devleti: M.S.319 ile 351 yılları arasında Kuzeydoğu Çin'de kurulmuş bir Türk devleti.

5. Kuzey Liang Hun Devleti:M.S. 401 ile 439 yılları arasında Kansu ve çevresinde kurulmuştur.

6. Hsia Hun Devleti: M.S.407 ile 431 yılları arasında Kuzey Çin'de ordu platformu çevresinde kurulmuş bir Türk devletidir.

7. Avrupa Hunları(Bati Hunları) : M.S. 434'de Atilla'nın başa geçmesiyle Avrupa Hunları büyük bir imparatorluk haline geldiler. Atilla'nın oğulları devleti iyi yönetemeyince imparatorluk 470'de çökmüştür.

8. Tabgaç Devleti: Batı Hun imparatorluğu yıkıldığı yıllarda Orta Asya'da kurulmuştur. 520'de Budizmin etkisinde kalarak yıkılmıştır.

9. Akhunlar : Tabgaç Devleti'nin çağdaşıdır. 5.yüzyılın ortalarında Amuderya nehrinin akaçlama alanı içinde kurulmuş ve gelişme göstermiş bir Türk devletidir. Coğrafi sınırları; Horasan Afganistan ve İran topraklarına kadar uzanır. 557'de Akhunlar tarihe karıştı.

10. Göktürk Devleti: 530'larda kurulan ve adında ilk defa Türk geçen bir devlettir. 745'de Uygurlar tarafından yıkılmıştır.

11. Doğu Göktürk Hakanlığı: 582 yılında Göktürk Hakanlığı'nın ikiye ayrılmasından sonra ortaya çıkmıştır. 630 yılına kadar devam eden Doğu Göktürk Hakanlığı'nın coğrafi sınırları; Aral gölü ve çevresi Ötüken kuzeybatı Moğolistan ve Kaşgar'a kadar uzanan geniş bir mekanı içine almıştır.

12. Batı Göktürk Hakanlığı: 630 yılına kadar devam eden Batı Göktürk hakanlığının sınırları Aral Gölü - Kafkaslar arasındakı geniş toprakları içine almaktadır.

13. Türgeş Devleti: Batı Göktürk Hakanlığı'nın 630'da yıkılışından sonra On Boy'dan biri olan Türgeşlerin kurmuş olduğu bu devlet 750 yılına kadar devam etmiştir. Türklere şehir hayatını benimseten bir devlettir. Başkenti Talas'dır.

14. Uygur Hakanlığı: Büyük Hunların torunları olan Uygurlar çok sayıda devlet kurmuşlardır. Uygur Hakanlığı bunlardan birisidir. 744-840 yılları arasında hüküm sürmüştür. Selenga Orhun ve Tola ırmakları havzalarından Baykal gölünün güneyindeki bozkırlara kadar uzanan geniş sahada yaşamışlardır.

15. Kao-Ch'ang (Turfan) Uygur Devleti: Ötüken Uygurları da denilen Uygur hakanlığının 840 yılında Kırgızlara yenilgisinden sonra güneye göç eden Uygurların Turfan havzası ve çevresinde kurmuş oldukları bir devlet. 847 yılında Çin ve Kırgız kıskacı altında dağılmışlardır.

16. Kan-Chou (Sarı Uygur) Uygur Devleti: 840 tarihinde Uygur Hakanlığının yıkılışından sonra kurulmuş bir devlet. Orta Asya İpek yolu ticaretine hakim oldular.

17. Karluklar: İslâm dinini ilk kabul eden bir Türk devleti. Çungarya havzası ve Tarım bölgesinde hüküm sürdüler.

18. Kimek Hakanlığı: İrtiş boylarında yaşayan İmek İmi Tatar Balandur Kıpçak Lankaz ve Ecdad gibi Türk boylarının bir araya gelerek kurmuş oldukları federasyon bir devlettir.

19. Kırgızlar: 840'dan itibaren Uygur başkenti Ötüken'de devleti kurdular. 1207'de Cengiz Han'ın egemenliğini kabul ettiler.

20. Avar İmparatorluğu: Macaristan'da büyük bir devlet kuran Avarlar zaman zaman İstanbul'u kuşattılar. 630'dan sonra zayıflamaya başladılar. 9. yüzyılda da parçalandılar.

21. Hazar Devleti: 7. yüzyıldan itibaren iyice güçlenen ve bütün Dogu Avrupa'yı eline geçiren Hazarlar 3 yüzyıl hüküm sürdüler.

22. Peçenekler: Bir süre Hazarlar'ın egemenliğinde yaşayan Peçenekler 10. yüzyıl ortalarına doğru güçlendiler ve 11. yüzyılda dağıldılar.

23. Uzlar: Karadenizin kuzeyinde ve Doğu Avrupa'da hüküm sürdüler. Genelde Özi Irmağı çevresinde yaşayan Uzların Selanik'e kadar ilerledikleri bilinir. Peçenekler ile çağdaştırlar.

24. Kumanlar: 11. yüzyılda Balkaş gölünden Batı Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş topraklarda hüküm sürdüler. 12. yüzyılda dağıldılar.

25. İtil (Volga) Bulgar Devleti: Karadeniz'in kuzeyinde 630'larda devlet oldular. 864'den sonra Hırıstiyanlığı kabul ettiler. 1236 yılında Batu han tarafından yıkılmıştır. Coğrafi sınırları; İtil (Volga) nehrinin akaçlama alanına tekabül eder.

26. Tuna Bulgar-Türk Devleti: Hazarların tazyiki ile birlikte Bulgarlar 660 tarihinden itibaren tuna boylarına yerleşmeye başladılar. 893-927 yıllarında en parlak dönemini yaşayan Bulgar Devleti 1393 yılından itibaren 500 yıllık Osmanlı hakimiyetine girmişlerdir.

27. Toharistan Türk Devleti: Altıncı yüzyılın sonlarında kurulmuş bir Türk devleti. Coğrafi sınırları; bugünkü Afganistan Türkistanı topraklarını içine alır.

28. Türk-şahi yada Tigin-şah Devleti: Kabil Gazne çevresinde Sind ırmağı ve Mahaban dağları çevresinde kurulmuş bir devlet.

29. Şûl (Çöl) Türkleri Devleti: Hazar denizinin güneydoğusunda kurulmuş bir Türk devleti. 716 tarihinde Emevi ordularına yenilince İslâmiyeti kabul ettiler.

30. Tolunoğulları: 868'de Mısır - Irak arasında kurulan bir Müslüman Türk devletidir. 905'de yıkıldılar.

31. İhşidiler: Tolunoğullarından sonra yaklaşık aynı topraklarda 968'e kadar hüküm sürdüler.

32. Karahanlılar [/color]: 10. yüzyılın ortalarında Orta Aysa'da kurulan ilk Müslüman Türk devletidir.

33. Gazneliler: Karahanlılarla çağdaştır. İlk Müslüman Türk devletlerindendir. Sınırları Afganistan ve Hindistan'ı içine alır.

34. Kutbiler: 1191-1211 arasında Hindistan'da hüküm sürmüş bir Türk devletidir. Kurucusu bir Memluk olan Aybeg'dir.

35. Şemsiler: 1211-1266 arasında Hindistan'da hüküm sürmüştür. Kurucusu Iltutmuş (ünvanı Şemseddin) Memluk asıllıdır.

36. Balabanlılar: 1266-1290 yılları arasında Hindistan'da hüküm sürmüş bir Türk devleti.

37. Kalaçlar: 1290-1320 yılları arasinda hüküm sürmüştür. Kutbiler Şemsiler ve Balabanlardan sonra gelen Delhi Türk Sultanlığıdır.

38. Tuğluklar: Kalaçlardan sonra Delhi Türk Sultanlığı'nın son halkasını teşkil ederler. 1320-1414 yılları arasında hüküm sürmüşlerdir.

39. Büyük Selçuklu İmparatorluğu: Ön Asya'da kurulan ilk ve en büyük Müslüman Türk devletlerinden biridir. 1040-1157 yılları arasında hüküm sürmüştür.

40. Hısn-ı Keyfâ Artukluları: 1101 yılında Artuk'un oğlu Sokman tarafından Hısn-ı Keyfâ (Hasankeyf) ve yakın çevresinde kurulmuştur. 1231 yılında Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.

41. Mardin Artukluları: 1108 yılında Artuk'un oğlu İlgazi tarafından Mardin ve çevresinde kurulmuştur. Artuklu devletlerinin en uzun ömürlüsüdür. 1408 yılına kadar hüküm sürmüşlerdir.

42. Harput Artukluları: En kısa ömürlü olan Artuklu devletlerinden biridir. 1185-1233 tarihleri arasında bugünkü Elazığ ve çevresinde hüküm sürmüşlerdir.

43. Saltuklular: 1071 Malazgirt zaferinden sonra Anadolu'da kurulmuş olan 4 Türk devletinden biridir. Erzurum ve çevresinde 1072-1202 yılları arasinda hüküm sürmüştür.

44. Mengücekler: Anadolu Selçuklu devletlerinden biridir. Erzincan ve çevresinde 1072-1228 yılları arasında hüküm sürmüşlerdir.

45. Danişmendliler: Sivas ve Divriği çevresinde hüküm sürmüş Anadolu Selçuklu devletlerinden biridir.

46. Sökmenler (Ahlatşahlar) Devleti: 1110-1207 yılları arasında Van gölü havzasında hüküm sürmüş bir Türk devleti.

47. Dilmaç Oğulları Beyliği: 1084-1394 tarihleri arasında Erzen ve Bitlis çevresinde hüküm sürmüş bir Türk devleti.

48. Yinal Oğulları Beyliği: 1098-1183 yılları arasında Diyarbakır ve çevresinde hüküm sürmüşlerdir.

49. İzmir Türk Beyliği (Çaka Beyliği): 1081-1097 yılları arasında İzmir Foça Midilli adası ve çevresinde hüküm sürmüş bir Türk beyliğidir.

50. Türkiye Selçukluları Devleti: 1071 Malazgirt zaferinden sonra Anadolu'da kurulmuş olan ve Bizans'a en yakın olan Türk de
letlerinden biridir. 1075-1308 tarihleri arasında hüküm sürmüştür. Konya ve çevresi merkez olmuştur.

51. Suriye Selçukluları Devleti: 1069-1118 yılları arasında bugünkü Suriye Lübnan Ürdün ve İsrail toprakları üzerinde kurulmuş bir Türk devletidir.

52. Dımaşk Atabegliği: 1104-1154 yılları arasında güney Suriye'de varlığını sürdüren bir Türk devletidir.

53. Irak Selçukluları Devleti: 1118-1194 arasında Irak ve güneybatı İran toprakları üzerinde kurulmuş bir Türk devletidir.

54. Zengiler: Büyük Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra Suriye ve Yukarı Mezopotamya'da kurulan bir Türk devletidir. Musul Atabegliği adı da verilir. 1127-1233 yılları arasında hüküm sürmüştür.

55. Kirman Selçukluları: 1040 Dandanakan zaferinden sonra Tabes vilayeti ile Kirman çevresinde kurulmuştur. Sınırları Umman'a kadar uzanır. 1187 yılında yıkıldı.

56. İldenizler: Zengilerle çağdaş Azerbaycan çevresinde kurulan bir Türk devletidir. Azerbaycan Atabegleri de denilir.

57. Salgurlar: Zengiler ve İldenizlerle çağdaş (1148 - 1286) İran'da kurulmuş bir Türk devletidir.

58. Hârizmşahlar Devleti: Büyük Selçuklu Devletiyle çağdaş Aral gölünün güneyinde 1097-1231 yılları arasında yaşamışlardır.

59. İlhanlı Devleti: 1256- 1343 yılları arasında Doğu Anadolu İran ve Afganistan'a kadar uzanan geniş topraklar üzerinde hakimiyet kurmuştur.

60. Eyyubiler: Ön Asya'da kurulan bir Müslüman Türk devleti (1171-1250).

61. Mısır Türk Sultanlığı (Memluklar) : Mısır ve Suriye'de 250 yıldan fazla (1250-1517) hüküm sürmüştür. Osmanlılar'ın Mısır'ı fethettikleri tarihe kadar varlıklarını korumuşlardır. Mısır bir Arap ülkesi olmasına rağmen ortaçağ haritalarında Memluk hakimiyetinden ötürü "Türkiye" olarak adlandırılmıştır.

62. Timurlar Devleti: 1370-1507 yılları arasında Adalar Denizi (Ege) kıyılarından Orta Asya'ya ve Hint Okyanusuna kadar uzanan geniş topraklar üzerinde hüküm sürmüş büyük bir Türk imparatorluğu.

63. Bâbur Devleti: 1494-1858 yılları arasında Hindistan'da hüküm sürmüştür.

64. Şeybaniler : Aynı zamanda Özbek devleti olarak da bilinir. Orta Asya'da kurulmuştur.

65. Kazan Hanlığı : Dogu Avrupa'da Karadeniz'den Moskova'ya kadar uzanan geniş bölgede 1437 - 1552 yılları arasında hüküm süren bir devlet.

66. Kasim Hanlığı: 1445-1681 arasında Kazan hanlığının güneybatısında yaşamış olan bir Türk hanlığı.

67. Astrahan Hanlığı: 1466-1556 yılları arasında Idil nehrinin Hazar denizine döküldüğü delta bölgesinde kurulmuş olan bir Türk devletidir.

68. Kırım Hanlığı : 1441 - 1783 arasında Kırım ve çevresinde kurulmuştur. Osmanlı devletine bağlı yaşamışlardır.

69. Sibir Hanlığı: Altınordu devletinin parçalanmasından sonra Moğolistan bölgesinde kurulmuş ve 1480-1598 yılları arasında hüküm sürmüştür.

70. Buhara (Özbek) Hanlığı: 1500-1920 yılları arasında Orta Asya'da Buhara ve çevresinde hüküm sürmüş bir Türk devleti.

71. Hive Hanlığı: 1512-1920 yılları arasında Orta Asya'da Hive ve çevresinde hakimiyet kurmuşlardır.

72. Hokand Hanlığı: 1700-1876 yılları arasında Fergana havzasında kurulmuş bir hanlık.

73. Safeviler : 1502-1732 yılları arasında Ön Asya'da yaşamışlardır.

74. Afşarlar : Safaviler'in yıkılmasından sonra aynı bölgede 1736-1795 yılları arasında hüküm sürmüşlerdir.

75. Kaçarlar : 1779-1925 yılları arasında Hazar Denizi'nin güney kıyılarında yaşamışlardır.

76. Altınordu Hanlığı: 1227-1502 yılları arasında Karadeniz ile Hazar denizi arasında yaşamış bir Türk devleti.

77. Akkoyunlular Devleti: Diyarbakır-Malatya çevresinde kurulan bu devlet Karakoyunlularla halef-seleftir. 1403-1514 yılları arasında 111 yıl süren bir ömrü vardır.

78. Karakoyunlular Devleti : Erbil-Nahçıvan arasında yani Azerbaycan Irak ve Doğu Anadolu'da 1390'de kurulmuş ve 1468'e kadar devam eden 78 yıllık bir ömre sahiptir.

79. Karaman Oğulları Beyliği: 1256 - 1483 arasında Konya-Karaman çevresinde hüküm sürmüştür.

80. Alaiye Beyliği : Alanya ve çevresinde 1300-1463 yılları arasında hüküm sürmüş bir beyliktir.

81. Eşref Oğulları Beyliği: Beyşehir ve Eğridir yörelerinde 1280-1326 yılları arasında hüküm sürmüş bir beyliktir.

82. Germiyan Oğulları Beyliği: 1303-1429 yılları arasında Kütahya ve çevresinde kurulan bir Türk beyliğidir. Beyliğin ömrü 126 yıl olarak görülürse de bağımsızlık dönemi 70 yıl kadardır.

83. Hamid Oğulları Beyliği: Uluborlu ve Eğridir çevresindeki bir beylik. Coğrafi sınır olarak bugünkü Göller Yöresini içine alir. 1300-1391 yılları arasında hüküm sürmüştür.

84. Teke Oğulları Beyliği: Antalya yöresinde hüküm sürmüş bir Anadolu beyliğidir.

85. Menteşe Oğulları Beyliği : Menteşe (Anadolu'nun güneybatısı) yöresinde 1282 - 1389 arasında hüküm sürmüştür.

86. İnanç Oğulları Beyliği : Buna Lâdik Beyliği de denilir. 1276-1400 yılları arasında Denizli - Honaz - Dalaman çevresinde kurulan bir Anadolu beyliğidir.

87. Sahip Ata Oğulları Beyliği: 13.yüzyıl sonları ile 14.yüzyıl başlarında yaklaşık 90 yıllık bir devrede Afyon Karahisarı ile yakın çevresinde hüküm sürmüş olan bir beyliktir.

88. Aydın Oğulları Beyliği : Aydın ve İzmir çevresinde hüküm süren Anadolu beyliği. Hakimiyeti 1310-1426 tarihleri arasında 116 yıllık bir süreyi kapsar.

89. Karesi Oğulları Beyliği: Balıkesir yöresinde 1297'de kurulan bir beylik 1360'da Osmanlı idaresine girmiştir.

90. Candar Oğulları Beyliği: Kastamonu ve Sinop yöresindeki Anadolu Türk beyliği. Beyliğin ömrü 1292-1461 yılları arasında yaklaşık 170 yıl sürmüştür.

91. Eretna Oğulları Beyliği: Sivas ve Kayseri'deki Anadolu beyliğidir. Anadolu'daki Uygur sülalesinin kurmuş olduğu bir beyliktir. 1344-1381 yılları arasında 37 yıllık bir ömür sürmüştür.

92. Kadı Burhaneddin Beyliği: 1381-1400 yılları arasında Sivas Amasya ve Kayseri havalisinde kurulmuş bir beylik. Anadolu Selçuklu Beylikleri arasında 19 yıllık ömrü ile en kısa ömürlü bir beyliktir.

93. Saruhan Oğulları Beyliği : 1310-1410 yılları arasında 100 yıllık bir ömür süren beylik Manisa yöresinde hüküm sürmüştür.

94. Tacettin Oğulları Beyliği: Ordu ve Bafra yörelerinde kurulmuş Anadolu beyliği. 1378-1428 tarihleri
arasında yaklaşık 50 yıl ömrü olan bir beyliktir.

95. Pervane Oğulları Beyliği: 1276-1322 yılları arasında 46 yıllık bir süre içinde Sinop'ta kurulmuş bir beyliktir.

96. Ramazan Oğulları Beyliği: Çukurova'da kurulmuş Anadolu beyliği. 1378-1608 yılları arasında varlığını sürdürmüştür. Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Osmanlı Beyliği'nden sonra ömrü en uzun olan beyliktir. Yaklaşık 245 yıl hüküm sürmüştür.

97. Dulkadir Oğulları Beyliği: Maraş ve Elbistan'da hüküm sürmüş bir beylik. Beylik 1337-1521 yılları arasında varlığını göstermiştir.

98. Osmanlı İmparatorluğu : 1299'da Söğüt civarında kurulmuş ve 1923 yılına kadar devam etmiş ve üç kıtada at sürmüş Cihan İmparatorluğudur. Bu cihan imparatorluğu geçmişten gelen Türk devlet geleneğinin kemâle ermiş biçimini dünya sahnesinde 600 yıl sergilemiştir. 1606 tarihinde imzalanan Zigvatorok Antlaşmasi ile İmparatorluk toprak bakımından en geniş noktasına ulaşmıştır. Bu tarihlerde Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları; Anadolu Kafkasya Kırım Güney Ukrayna bugünkü Romanya Yugoslavya Bulgaristan Yunanistan Macaristan Suriye Ürdün Lübnan Israil Irak Suudi Arabistan Yemen Mısır Tunus Libya Cezayir ve Akdeniz adalarını içine almaktaydı. İmparatorluğun etkisi altına almış olduğu toprakların yüzölçümü ise 22 milyon km².yi aşmıştır.

99. Türkiye Cumhuriyeti: Osmanlı Devleti'nin yıkılışından sonra Anadolu yarımadası ve doğu Trakya toprakları üzerinde 1923 tarihinde kurulmuştur.

100. Hatay Türk Cumhuriyeti: 2 Eylül 1938 - 23 Haziran 1939 tarihleri arasında Antakya ve İskenderun çevresinde kurulmuş bir devlet.

101. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti: 15 kasim 1983'de Kıbrıs adasının kuzey yarısında Türk Cumhuriyeti ilan edilmiştir.

102. Aras Türk Hükümeti: 3 Kasım 1918'de Iğdır ve Nahcıvan çevrelerini kapsayan topraklar üzerinde kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile birlikte Iğdır Türkiye'de Nahcıvan bölgesi Sovyet Rusya'da kalmıştır.

103. Cenubi Garbi Kafkas Türk Hükümeti: 9 Ocak 1919 Ardahan Kongresi'nin ardından Batum'dan Nahcıvan'a kadar uzanan topraklar üzerinde kurulmuştur.

104. Türkmen Devleti: 1855-1885 tarihleri arasinda Türkmenistan 'da kurulmuş bir devlet.

105. Garbi Trakya Devleti: 22 mayis 1920'de Gümülcine'nin Hemitli nahiyesinde kuruldu. 24 Temmuz 1923'de Lozan Antlaşmasi ile Garbi Trakya Devleti toprakları Yunanistan'a bırakıldı. Ayrıca Balkanlar'da geçici olarak iki devlet daha kurulmuştur. Bunlar; Garbi Trakya Devlet-i Muvakkatası ve Rodop Devlet-i Muvakkatasıdır. Garbi Trakya Devlet-i Muvakkatası: 31 Ağustos 1913'de Gümülcine İskeçe ve Dedeağaç çevresinde kurulmuştur. 25 Ekim 1913'de tarih sahnesinden çekilmiştir. Rodop Devlet-i Muvakkatası: 14 Nisan 1878'de Balkan dağlarının güneyinde Rodop bölgesinde kurulmuş ve mücadelelerini 20 Nisan 1886 tarihine kadar 8 yıl sürdürmüşlerdir.

106. Doğu Türkistan (Uygur) Devleti: 1864-1877 tarihleri arasında Doğu Türkistan'da varlığını koruyabilmiş bir Türk devleti.

107. Doğu Türkistan Türk Cumhuriyeti: 12 Kasım 1933 tarihinde Doğu Türkistan'da kuruldu. 1937 yılına kadar varlığını korudu.

108. Azerbaycan Türk Cumhuriyeti: 1918-1920 tarihleri arasında Azerbaycan topraklarında hüküm sürmüştür. Daha sonra Sovyet Rusya'nın hakimiyetine giren bu devlet30 Ağustos 1991 yılında yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur.

109. Özbekistan Türk Cumhuriyeti: 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur.

110. Türkmenistan Türk Cumhuriyeti: 27 Ekim 1991'de bağımsızlığını ilan etmiştir.

111. Kazakistan Türk Cumhuriyeti: 16 Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur.

112. Kırgızistan Türk Cumhuriyeti: 31 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur.

113. Tacikistan Türk Cumhuriyeti: 9 Eylül 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kuşkusuz tarih sahnesinde yaşamış olan Türk devletleri sadece bu kadar değildir.
Araştırmalar devam ettikçe bu sayının artacağı ve bu devletler hakkındaki Tarihi Coğrafya bilgilerinin daha kesinlik kazanacağı beklenmektedir. Tarihte yaşamış olan Türk Devletleri'nin yaşamış oldukları coğrafi mekanlar üzerinde çok sayıda devlet bulunmaktadır. Ancak bunların bir kısmı Türk Devleti değildir. Bugün için dünya üzerinde 8 bağımsız Türk Cumhuriyeti (Türkiye, Kıbrıs, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan) bulunuyor. Ayrıca bağımsızlık mücadelesi içinde olan Türk cumhuriyetleri de bağımsız olurlarsa bu sayı hayli artacaktır. Tarihteki Türk devletlerinin sayısı ne olursa olsun tarihin her döneminde Türkler devlet geleneklerini korumuşlardır.



Kaynak : http://derintarih.blogcu.com/kisa-kisa- ... ri/4763536

Bir Kırım Türk'ünden Selamlar ile..
*
Anadolu’ya doğru kucak açar misali Karadeniz’in içine kollarını açarak giren Kırım, başlangıçta Kıpçak Ülkesi, sonra da Büyük Tataristan diye anılan Büyük Bozkır’ın parçasıydı.

Bu coğrafya Karadeniz’in kuzeyinden başlayıp Rusya içlerine kadar uzanır; bir yandan Macaristan Ovası, bir yandan Asya bozkırlarıyla kucaklaşırdı. Burası daha 4. yüzyıldan itibaren kalabalık Türk kavim ve kabilelerinin batıya yönelik hareketlerinin toplanma ve geçiş merkezi olmuştu.

İlk olarak Hun atlıları geçti Kırım’dan.
Onları Avarlar izledi; arkasından Hazarlar, Bulgarlar, Macarlar, Peçenekler, Oğuzlar, Kıpçaklar, Tatarlar gelip yerleşti.
Bin yıl boyunca bu muazzam coğrafyaya onlar hükmetti.
Büyük Bulgar Kağanlığı, Hazar Kağanlığı, Altın Ordu Hanlığı gibi Doğu Avrupa’nın en büyük Türk devletleri bu topraklarda vücut buldu.
Hepsi Büyük Bozkır’ın ve onun Karadeniz’e açılan küçük parçası Karadenizin karşı tarafı Kırım’da.

(Mustafa Oğuz-alıntı)

Artık her şey kalbime vuruyor. Yol içinde yollar gidiyorum. Ayrıntılara takılıyorum. .. Yol bir metafora dönüşüyor. Sonunda bir söz yankılanıyor içimde.
“Amor fati: Kaderi sev!''..YAZGINLA KENDİN OL..!

*Umarım derlediklerim akışı bozmuyordur..Lakin zengin bir tarihin başucu olması gerektiği düşüncesi ile eklemeleri yapmak isterim..
*
Yenisey Yazıtları

Kök Türk ve Uygur Türkleri'nin ürünü olduğu kabul edilen ve de M.S.700'lü yılların damgasını taşıyan Kök Türk Yazıtları'ndan 250-300 yıl daha eski oldukları hesaplanan bu Yazıtlar, Yenisey Irmağı yöresinde bulundukları için sözkonusu adı almışlardır.
Aslında sayıları daha da çok olan böylesi yazıtlar, Tanganu dağlarından kaynaklanarak Baykal gölüne dökülen Orhon ırmağından Tuna nehrine, Türk Yakutistan'dan Gobi çölüne denli çok geniş bir bölgeye yayılarak oralardaki Türk kültür ve uygarlığının tapularını oluşturmaktadırlar.
Gömüt taşlarına, yazılıkayalara ve türlü gereçlere yazılan 70 parçadan(1) oluşan Yenisey Yazıtlar'ıysa işte bu büyük orman içindeki küçümen bir koruyu temsil eder. Çağlar ötesinden Türk adını ve Türk kimliğini bizlere taşıyan bu korunun tanınmasına ilişkin süreç ise ancak XVIII. yüzyılın birinci yarısında başlayabilmiştir:

Poltava, Ukrayna'daki Vorskla Irmağı'nın batı yakasında bir kenttir.
XIII. yüzyılda Tatar Türkleri'ne geçen kent, XVII. yüzyıldan beri de bir Kazak alayının merkezidir.

O zaman Avrupası'nın büyüklerinden olan İsveç, 1708'in kış aylarında Rusya'yı ele geçirme eylemine girişir. Kış boyu başarısızlığa uğramasına ve de ordusunun top ve barut sıkıntısı çekmesine karşın, savaşı inatla sürdüren İsveç Kralı XII. Karl, 1709'un Mayıs ayında Poltava'yı kuşatır.
Çar I. Büyük Petro(Deli Petro) ve General Aleksandr Daniloviç Menşikov'un komutasındaki 40.000 kişilik Rus ordusu ile Kral XII. Karl komutasındaki 17.000 kişilik İsveç ordusu, Poltava kıyılarında karşı karşıya gelir ve de İsveç güçleri kesin bir yenilgiye uğrar. Kral XII. Karl, yanındaki 1.500 kişiyle birlikte Osmanlı'ya sığınır. Geri kalanlarsa ya Ruslar tarafından öldürülür ya da tutsak edilir. Tutsak edilenler, Sibirya'ya sürülmüştür. Onların arasında Tabbert Philipp Johan adlı bir de yüzbaşı vardır. Sürgün yeri sınırlanmayan Yüzbaşı Tabbert, 1709'dan 1722'ye değin Sibirya'da yaşayan Vogul'lar, Ostyak'lar, Samoyed'ler, Yakut'lar, Türk Tatarlar ve Moğollar arasında dolaşır ve onlar hakkında Batı ülkelerinin henüz bilmedikleri bilgiler toplar.

Bu arada, oraları daha iyi tanıma gereği duyan Çar I. Petro da 1720'lerde Daniel Gottlieb Messerchmidt'i Sibirya'ya gönderir. 04 Mayıs 1721'de Tomsk'tan yola çıkan Messerchmidt, Uybat'a dökülen Bey Irmağı çevresindeki küçük bir tepenin üstünde, Uybat III adıyla tanınacak olan yazıtı bulur. Türk sözcüğünü de içeren bu önemli yazıt, Sibirya'da gerçekleştirilen ilk belge olarak Türklükbilim'deki yerini alır.

Bu bulgunun onurunu güvence altına alan Messerchmidt, ilerleyip Abakan'a geldiğinde, Poltava Savaşı'nın tutsağı olan İsveçli yüzbaşı Tabbert Philipp Johan'la karşılaşır. Tabbert, Sibirya konusunda kendisinden daha bilgilidir ve Messerchmidt bunu bilmektedir. Zaten sözkonusu yazıtları da bilim evrenine daha sonra soyluluk unvanı olarak aldığı Strahlenberg adı ile anılacak olan Tabbert tanıtacaktır.

Tabbert Philipp Johan ile Daniel Gottlieb Messerchmidt, tam bir bilim aşkıyla yıkanan yürekleri Poltava ve benzeri tortulardan arınık olarak Yenisey koyağını baştan başa tararlar ve paha biçilmez belgelere ulaşırlar. Sözkonusu süre içinde Poltava karabasanı da bitmiş olur ve imzalanan Nystad antlaşması sonunda İsveçli Yüzbaşı ülkesine döner.

Doğa bilimcisi Daniel Gottlieb Messerchmidt'in gezisi daha uzun sürer ama sonunda o da Petersburg'a kavuşur ve Yenisey çevresinden topladığı belgeleri Petersburg Bilim ve Sanat Akademisi'ne verir. Bu belgeler, 1729'da Akademi tarafından yayımlanır.(2)

Artık değerli bir soyluluk unvanına da sahip olan Tabbert Philipp Johan Strahlenberg ise topladığı belgelere dayanarak "Avrupa ve Asya'nın Kuzey ve Doğu Bölgesi" adlı bir yapıt yazar ve onu 1730 yılında bilim evrenine sunar. Bölgedeki dilleri 6 sınıfa ayıran Strahlenberg, Türk dilini de bu sınıflamanın 2. öbeğini koyar; henüz okunmamış olan Kök Türk Anıtları'ndan da söz etmeyi unutmaz.

Yenisey Yazıtları'nın Kırgız Türkleri'nin ürünü olduğu da söylenmiştir.
Gerçi, bu yüce Türk boyunun dahi Yenisey yöresinde yaşamışlığı bilinir.

Özellikle Çin kaynakları, Yenisey Irmağı'nın yukarı kesimlerinde yer alan Bey Kem ve Ulu Kem ırmaklarından Tañnu dağlarına değin uzanan alanda Kırgız'ların yaşadıklarını doğrular. Yazıtların arasında Kırgız yetkilileriyle ilgili olanlar da vardır. Ama yine de eldeki bilgiler ve belgeler, sözkonusu Yazıtlar'ın Kırgız Türkleri'nin yapıtı olduğunu doğrulamamaktadır.

Yazıtlar'ın, Batı Türkleri öbeğinde yer alan Kök Türk ve Uygur Türkleri'ne ilişkin olduğu kesindir. Onların, Batı Türkleri yöresinden Kuzey Türkleri yöresine nasıl geldiklerini ise, Sayın Bahattin Ögel şöyle açıklamaktadır:
"Orta Asya'daki Batı Türkleri'nin Tanrı dağlarının kuzey etekleri ile Altay dağlarının güney batısı arasında oturduklarını söylemiştik. Bu bölgelerden kuzeye doğru çıkılınca, artık kuzey Türkleri'ne düşgeliniyordu. Kuzey Türkleri içinde de en güçlü olanlarsa Kırgız Türkleri idiler.
Kırgız Türkleri'nin yaşadığı bölgeler demir, çelik, altın cevherleri ve kürk tecimi bakımından çok önemli idi. Altay dağlarındaki bölge ise Batı Türkleri ile Kuzey Türkleri arasında kalıyordu. Fakat bu konuda ekinç tarihi bakımından çok önemli sonuçlara varıyoruz. Altay dağları Kuzey Türkleri'ne yakın bir bölgeydi. Fakat nasılsa ekinci bakımından Kırgız ekinine(kültürüne) değil; Batı Türkleri'nin buluntularına yakın idiler.
Yani Altay dağlarının kuzeyindeki ekinçler bile Kırgızların değil; Batı Göktürk Devletinin ekinç çevresi içinde incelenmesi gerekiyordu. Bu da bize gösteriyor ki Batı Göktürk Devleti'ni kuran ve yücelten halkların bir ucu da Altay dağları içinde yayılıyordu. Bu bölgenin altın cevherlerine yakın olması bakımından gömütlerde bulunan yapıtlar da öbürlerine göre daha varsıldır.
Öyle anlaşılıyor ki Göktürk çağında en varsıl tiginler bu bölgelerde yaşıyorlar ve soylulukları dolayısıyla varlık ve gönenç de bunlara akıyordu."

HÜSEYİN KILIÇ

Artık her şey kalbime vuruyor. Yol içinde yollar gidiyorum. Ayrıntılara takılıyorum. .. Yol bir metafora dönüşüyor. Sonunda bir söz yankılanıyor içimde.
“Amor fati: Kaderi sev!''..YAZGINLA KENDİN OL..!

YAZITLAR
Yenisey Yazıtları, Hüseyin Namık Orkun'un Eski Türk Yazıtları adlı yapıtının III. cildinde yer almaktadır.
Çeviri metinlerimizde ayraç içi verilen sayıların birincisi işte bu ciltteki sayfa numaralarını, ikinci sayılar ise Türk Dil Kurumu yayımının sayfa numaralarını göstermektedir.

İşte 1500 yıl önceki vatan tapularımızın Anadolu Türkçesi ile ilk seslendirilmeleri:

II/01 Anadolu Türkçesiyle Yenisey Yazıtları
II/02 uyug-tarlık yazıtı

İl Doğan Tutuk'tur adım.
Yüce yurduma Başbuğ,
Altı birleşik buduna Bey idim.
Henüz 60 yaşında iken
Ayırdı beni İl'imden,
Ayırdı beni Ece'mden,
Ayırdı beni oğullarımdan,
Ölüm!...
(31/441)


II/03 uyug-turan yazıtı(önyüz)

Üçin Külüg Tirig'tir adım.
Altınlı okluğumu belime bağladım,
Yüce ülkeme bolluklar sağladım.
Söyleye Kuy'da (*) Ece'm,
Söyleye yaylada oğlum,
Söyleye yoldaşlarım,
Budunum,
Bütün halkım:
Ben,
İl'ime doymadım,
Yurduma doymadım,
Sizlere doymadım!...
Ve öldüm;
Ayrıldım.
Sevdiklerime doymadım...
(39/449)


II/04 barlık yazıtı/I

Öz Yigen Alp Turan'dır adım.
Altı Oğuz budunundan,
On üç yaşında ayrıldım.
Er'lik adına,
Daha yeni kavuşmuştum ki
Öldüm!
Beyliğimden oldum,
Sizlerden oldum...
(61/471)


II/05 barlık yazıtı/II

Köni Tirig'tir adım.
Üç yaşında
Babasız kaldım.
Ağabeyim,
Külüğ Tutuk
Baktı beni.
Ve de,
Ölüm alıverdi bedenimi.
Ayrı düştüm
Ece'mden.
Ayrı düştüm
Ablamdan.
(62/472)


II/06 barlık yazıtı/III

Ben,
Bayna Şangun'un oğlu,
Külüğ Çur'um.
Bunsuz geçti çocukluğum.
Bilmezdim kaygı, acıya değer.
Arkadan gelirmiş o meğer.
Doymadıydım
Gökte güneşe,
Yerde İl'ime
Doymadıydım.
Ayrıldım
Kuy'daki Ece'mden,
Ayrıldım
Koyak'taki oğlumdan.
Doymadan!
(63/473)

Artık her şey kalbime vuruyor. Yol içinde yollar gidiyorum. Ayrıntılara takılıyorum. .. Yol bir metafora dönüşüyor. Sonunda bir söz yankılanıyor içimde.
“Amor fati: Kaderi sev!''..YAZGINLA KENDİN OL..!

II/07 begre yazıtı(önyüz/a)

Tör Apa'dır adım.
Üç oğlumdan,
On beşlik kardeşimden,
Ağabeyimden,
Ve dahi Ece'mden,
Acılar içinde ayrıldım.
Sorup öğrenemedim,
Söyleyip dinleyemedim,
Tutup önleyemedim.
Güneş'e ululandım,
Ay'a ululandım.
Anlayamadım,
Algılayamadım,
Bilemedim.
Sizlerden ayrıldım.
(71/481)


II/08 begre yazıtı(arkayüz/c)

Orunumdan,
Sözümden,
Suyumdan,
Özümden,
Sizlerden
Ayrıldım.
Dostlarımdan,
Halkımdan,
Budunumdan
Ayrıldım.
Bengi Taş diktim,
Yanlışlıklar yaptım,
Ululandım.
Önbilicilikte davulumdan,
İyi huylu eşimden,
Sizlerden
Ayrıldım.
Hiç birine,
Hiç birinize,
Doymadım;
Doyamadım!
(72/483)


II/09 begre yazıtı(sağyan/d)

On beş yaşında
Çin Hanı'na vardım.
Erlik erdemim için
On altın,
Ve gümüş aldım:
Onları,
İl için harcadım.
Böylece,
Güç kazandım.
Yaşamımda,
Hiç pars öldürmedim.
Lâkin,
Yedi kurt öldürdüm.
(73/483)


II/10 minusinsk yazıtı (1.yüz)

Katlan halkım,
Katlan!
Orunum sizler için.
Kutsal yerim sizler için.
Öz İl'im sizler için.
Han'ım için,
Ay için,
Güneş için!
Yüz yiğit kandaşım,
Bin kahraman erim,
Halkım,
Budunum,
Katlanın!
(95/505)


II/11 minusinsk müzesindeki yazıt(2.yüz)

Yetmiş yaşına erdim,
Yetmiş er öldürdüm.
Ayrıldım
Uyar(**)
Eşimden.
Sizlerden
Ayrıldım.
Doymadım,
Doyamadım.
(96/506)


II/12 minusunsk yazıt(3.yüz)

Yakın kandaşlarım
Beni aldılar,
İpek kumaşlara sardılar.
Öylece götürdüler,
Toprağa koydular.
Ey benim gencecik eşim,
Bin sekiz
Ayaklı davarım,
Can ciğer dostlarım.
Ben sizlere doymadım!
Doyamadım.
(96/506)


II/13 altunköl yazıtı(önalt I/a)

Yiğitlik tözü ile
Kahraman kardeşleriz.
Yaşama doymadık biz,
Erdeme doymadık!...
Er adımız
Umay Bey.
Attan öte yarp idik,
Öküz yıkar alp idik!
Heeey yavru kurt,
Kaçma heeeyyy!
Heeey koca pars,
Gitme heeeyyy!
(101/511)


II/14 altunköl yazıtı (önalt I/b)

Dört küçük kardeşim vardı.
Ölüm,
Bizi ayırdı.
Küçük kardeş,
Büyük kardeş;
Her ikisi de uyar kişi idiler:
Er için,
Erdem için,
Bana,
Bu Yazıt'ı,
Onlar dikiverdiler.
Lâkin,
Ne umar?
Yüreğim parça parça,
İçim yanar:
Oğul,
Yabana vardı;
Töreden uzak kaldı.
Ey erk,
Genç geyiği türet,
Altun turnayı üret!
(102/512)


II/15 çakul yazıtı IV

Ben,
Alp Urungu Tutuk.
Ece'mden,
İki oğlumdan,
Öz kızımdan,
Ve dahi
Sizlerden
Ayrıldım.
Henüz
Kırk yaşındaydım.
Küçük kardeşimden,
Büyük kardeşimden,
Eşimden,
Arkadaşlarımdan
Ayrıldım.
Yüce yurduma doymadım.
Bey'ime doymadım.
Kimselere doymadım.
(119/529)


II/16 çakul yazıtı V

Ben,
Tüz Bay Küç Pars Külüğ'm.
Uyar kadınımı düşündüm:
Yararsız,
Boşuna!
Söyle büyük kardeşime,
Ablama söyle.
Uyar Bey'imden,
Uyar dostlarımdan,
Ayrıldım.
(120/530)


II/17 çakul yazıtı VIII

Ben,
Külüğ Apa.
Helal olsun dört oğluma:
Bu bengitaşı,
Onlar dikiverdiler başıma.
122/532


II/18 çakul yazıtı X

Ugraç derler bana.
Ne Ece'me
Doydum,
Ne kızıma;
Ne Bey'ime,
Ne dostuma.
Ayrılıverdim dünyadan,
Daha 43 yaşında.
(123/533)


II/19 açura yazıtları(solyan/b)

Bunsuzdu
Kara saçlarım.
Bunsuzdu
Kirpiklerim.
Dağlarda,
Sayısızdı damgalı yılkılarım.
Savaş ordumun gücü,
Yedi bin oğlan idi.
Henüz yaşım on yedi.
Ölüm,
Pek erken geldi.
(134/544)


II/20 uybat yazıtı III(sol yan/b)

Ben,
Tarkan Şangun'um,
Çur yurdunu alanım.
Kök Tenğri buyurdu,
Er erdemim için
Öldüm.
Halkıma,
Budunuma,
Üç oğluma
Doymadım.
Geri kalan,
Altı bilge Bey oğluna
Doymadım.
Yontu için,
Türk Kağanı Balbal'ı için,
İl arasında,
Dokuz yiğidi izleyen,
Er oğlu altı Bey'ime
Doymadım.
(145/555)


II/21 tuba yazıtları III

Ezgene'dir adım.
Türgiş İli'nde,
Beğ idim
Yirmi altı yaşında,
Öldüm...
(170/580)


II/22 taşeba yazıtı

İyi ülke;
Erdem'dir adın.
Dağın altın,
Taşın altın.
(174/585)


II/23 kemçik, cirgak yazıtı

Er erdemim,
Babam!
Yetmiş yaşında öldüm.
Teyzemden,
Annemden,
Karımdan,
Hizmetçilerimden
Ayrıldım.
Agı'mdaki(**)
Altmış ata bindim.
Ediz boyunu,
Kabay boyunu
Aldım,
Agıma kattım.
Silahlarımı,
Yılkılarımı,
Atlarımı
Sizlere bıraktım.
81/491


II/24 kara-yüs yazıtı/b

Ben,
Alpagu.
Anıt kaya,
Anıt kaya.
Bay Apam,
Böyle işite,
Böyle duya.
194/604


II/25 kemçik kayabaşı yazıtı

Benim adım,
Udur Çiğsi'dir.
Başlıca olup bitenlerse,
Şöyledir:
Siz,
Ey ülkenin altı birleşiği,
Sınır başbuğu
İnançu,
Anlı şanlı
Çiğsi Bey,
Bütün insanlar!
İyi kalmak isterseniz,
Biliniz:
Ben,
Baba yurdu
Kara sınıra yerleştim.
Ve dahi,
Oraya yazıt diktim.
Bunu,
Kırgız Hanı'nın yazdığını
Duyunuz,
Unutmayınız.
90/500


II/26 elegeş yazıtı
(Hüseyin Namık Orkun'un "Eski Türk Yazıtları" adlı kitabındaki çalışmaya göre)

Dört ayaklı yılkım,
Sekiz ayaklı mallarım vardı.
Varsıldım,
Bunsuzdum,
Kaygusuzdum.
Çaldı kapımı ölüm,
Kandaşımdan ayrıldım,
Okluğumdan ayrıldım,
Atımdan ayrıldım,
Halkımdan ayrıldım.
Ve deee,
Boğuldum kederlere.
Lâkin,
Benim varlığım,
Fedâ olsun sizlere.
Ey aç kalan halkım!
Yalınayak halkım!
Dinleyin,
Katılın,
Birleşin!
Koruyun töreyi,
Ayrılmayın!
Ben,
Urungu Körüğ Tok'um;
Bilge Terkin'e
Kağan'ım,
Bey'im!
Kürt İl Han'ı, Alp Urungu.(****)
Altunlu okluğum belimde,
Henüz 39 yaşında.
Ne umar!
Kağan'ıma doymadım,
İl'ime doymadım,
Sizlere doymadım.
Öldüm.
Kök Tenğri'de güneşten,
Oğlum'dan,
Ece'mden,
Sizlerden ayrıldım.
(181/591)


II/26(a) elegest(körtle han) yazıtı
(Prof. Dr. Talat Tekin'in çalışmasına göre)

Ey yuvamdaki(*****) Ece'lerim;
Ne yazık!
Ey oğullarım,
Ne acı!
Sizlerden ayrıldım.
Yüz er kandaşım,
Ki hepsi de ugan kişiydiler;
Ve dahi yüz adam,
Tam elli öküz ile,
Bengitaş getirdiler;
Başucuma dikiverdiler.
Masmavi Gök'ten ayrıldım,
Güneş'ten ayrıldım;
Ne acı!
Ne yazık!
Dünya'dan ayrıldım.
Ey Hân'ım,
Ey halkım,
Sizlere doymadım.
Ne acı!
Ne yazık!
Sizlerden ayrıldım.
Ben;
Körtle Han Alp Urungu!
Sekiz dokuzdu ki yaşım,
Altınlı okluğumu belime bağladım.
Erdemli olduğu için Bey babam,
Urungu Külüg Tok Bögü Terken'e baş oldum,
İktidara eriştim.
Ey halkım;
Çalışın!
Ülkeyi,
Yasaları,
Orduyu,
Koruyun,
Kollayın;
Elden çıkarmayın!
Ben dahi halkım için savaştım.
Düşman kırdım.
Erlik erdemim için,
Çeblig'te,
Tam sekiz kişinin üstesinden geldim!
Ölümüm,
Pars Yılı'nda oldu;
Ayrıldım.
Halkım için,
Çekip gideyim.
Ve artık,
Yapayalnız kalayım.
Mademki dert erişmiş bana,
Ölümüm değmiş cana,
Kalayım tek başıma!
Yaşamda,
Dört ayaklı hayvanlarım,
Ve dahi sekiz ayaklı malım mülküm çoktu.
Gam,
Keder,
Hiçbir kaygım yoktu.
Kandaşlarımdan ayrıldım.
Yakınlarımdan ayrıldım.
Ne acı!
Ne yazık!
Halkımdan ayrıldım!

kaynak:

(1)AnaBritannica, Hürriyet'in Okurlarına Armağanı, Cilt 32, İst.1994, s. 186.
(2)Hüseyin Namık Orkun;Eski Türk Yazıtları, TDK Yay. Ank. 3. Bsk.1994, s. 415/416
(3)Bahattin Ögel;Türk Kültürünün Gelişme Çağları I, MEB Yay. İst.1971, s. 49/50.
(4)Kül Tigin Yazıtı, Kuzey Yüz, 10.
(5) Prof. Dr. Talat Tekin;Elegest(Körtle Han) Yazıtı, Türk dilleri Araştırmaları 5 (1995), s.20/21.

Artık her şey kalbime vuruyor. Yol içinde yollar gidiyorum. Ayrıntılara takılıyorum. .. Yol bir metafora dönüşüyor. Sonunda bir söz yankılanıyor içimde.
“Amor fati: Kaderi sev!''..YAZGINLA KENDİN OL..!

…"" Adının Anlamı…

http://resim.bilgicik.com/Turk_tarihi_ve_kulturu/Turk_adinin_anlami.jpg

TÜRK GENCİNE UNUTTURULAN TARİHİNİ ÖĞRETMEYİ BOYNUMUZA BORÇ BİLDİK..
Türk Milleti’nin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. “Türk” sözü tarihin en eski çağlarından beri kullanılıyordu ve belirli bir kavmin yada kavimler birliğinin adı olarak mevcuttu.

Türkler’in köklü ve çok zengin bir tarihe ve kültüre sahip olması nedeniyle birçok bilim adamı “Türk” adının nereden geldiği hakkında araştırmalar yapmış, bu araştırmalar neticeside Türk adı ilk defa MÖ. XIV. yy’da “Tik” vveya “Tikler” adıyla geçmeye başlamıştır.

Diğer bir görüşe göre ise Türk adı MÖ. XIV. yy’dan öncede varolduğudur. Zira Türk ırkının tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir. Bu gerçeği kavmi ve milli mitolojilerde ve tarihi oluşumlarda izaheden eski kayıtlarda görmek mümkün olmaktadır.

Türk ırkının çok eski olması nedeniyle
Türk adının nerden geldiği hakkında birçok iddia ve görüşler ileriye sürmüşlerdir. Buna göre,

-Heredotos’un doğıu kavimleri arasında zikrettiği TARGİTAB‘lar.

-İskit topraklarında doğdukları söylenen TYRKAE‘ler

-Tevratta adı geçen Togarma‘lar.

-Eski Hint kaynaklarında tesadüf edilen TURUKHA‘lar veya THRAK‘lar

-Esiki Ön Asya çivili metinleride görülen TURUKKU‘lar.

-Çin Kaynaklarında MÖ. I.yy’da rol oynadıkları belirtilen TİK veya Dİ‘ler
Bizzat “Türk” adını taşıyan Türk kavimleri olarak gösterilmektedir.


İslam kaynaklarında yer alan İran menşeli “Zend – Avesta” rivayetleri ile İsrail menşeli “Tevrat” rivatetleride Nuh Peygamber’in torunu olan Yafes’in oğlu “Türk” ile İran rivayetlerideki Feridun’un oğlu “Türac” veya “Tur”un soyu Türk adını taşıyan ilk kavim olarak gösterilmek istenmiştir.


“Avesta”da yer alan “Ebül Beşer”den (1) ,Cemil ve oğu Ferdiun’dan bahsedilmektedir.
“Ferdidun ülkesi Salm, Irak ve Turak (Türk) ismindeki üç oğlu arasında pay etmiştir. Salma!a bugünkü İran ve havalisi, Irak’a bugünkü Irak ve havalisi ,Turak’a ise Orta Asya ve Çin havvalisi düşmüştür. Feridun ölünce Irak, Salm’a saldırarak İran ve havalisini almış,dahasonra Turak’a saldırmıştır.

Irak, Turak’ı yenememiş, savaş bunların torunlarına uzanan dek senelerce sürmüştür. Sonunda Turak’ın torunu “Afrasyap”(2) Irak torunun “Muncihir”i mağlup ederek Ceyhun nehri sınır kabul edilen bir anlaşma yapmıştır. Bu tarihten sonra ceyhun nehri doğusunda “TURAN”, batısına da “İRAN” denmiştir.

Tevrat rivayetleride ise Nuh tufanından sonra Nuh peygamber dünyayı üç oğlu arasında pay etmiş.Yafes’e Orta Asya ve Çin ülkeleri düşmüş,Yafes ölürken tahtını sekiz oğullarından biri olan “TÜRK” e bırakmıştır.
Görülmektedirki Hz. Adem devrina yakın zamanlarda Turak(Türk)‘den İran-Turan savaşlarından ve Alp Er Tunga gibi büyük bir Türk Başbuğunndan ve Saka İmparatorluğu Kağa’nından bahsedilmektedir.

Yukarıda mitoloji ve tarihi kayıtlar içerisinde yer alan “Türk” kelimelerinden ,Türk adının ne kadar eski olduğu ortaya çıkmaktadır.

MÖ XIV. yy’da yer alna “Tik”ler ile dünyada mevcut olan medeniyetlerin en eskisi olan MÖ. VII. yy. da Orta Asya’da kurulan “Anav” medeniyeti de Türkler tarafından kurulmuştu. O halde Türkler MÖ. XIV. yy’da Tik’ler , MÖ. VII. yy’da Anavlar ,MÖ IV yy’da Sakalar ile tarih kayıtlarında yer almaktadır.
Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihide “Tu-Kiu” şeklinde görülmektedir.

MÖ. I yy’da Roma’lı yazarlardan biri olan Pompeius Meala’nın Azak Denizi kuzeyinde yaşayan halktan “Turcae” olarak bahsetmesi ile ilk defa yazılı olarak karşılaşıyoruz.

Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS VI yy’da kurulan Kök-Türk Devleti ile olmuştur. Orhun kitablerinde yer alan
“Türk” adı daha çok “Türük” şeklide gösterilmektedir. Bundan dolayı Türk kelimesini Türk Devleti’nin ilk defa resmi olarak kullanılan siyasi teşekkülün Kök-Türk imparatorluğu olduğu bilinmektedir. Kök-Türkler’in ilk dönemlerinde Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışken,sonrada Türk milletini ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

MS. 585 yılında Çin İmparatoru’nun KÖK-TÜRK Kağanı İşbara’ya yazdığı mektupta “Büyük Türk Kağanı” diye hitap etmesi, İşbara Kağan’ın ise Çin İmparatoruna verdiği cevabi mektupta “Türk Devleti’nin Tanrı tarafından kuruluşundan bu yana 50 yıl geçti” hitapları Türk adını resmileştirmiştir.
Kök-Türk yazıtlarında Türk sözü daha çok “Türk Budun” şeklide geçmektedir. Türk Budun’un ise Türk Milleti olduğu bilinmektedir.

 

Dolayısıyla türk adı bu dönemlerde bir topluluğun veya kavmin isminden ziyade ,siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.


Facebook beğen
 
Reklam
 
ALPAGU MARTİAL ARTS- TÜRK SAVAŞ SANATI
 
Sistem Kurucusu :Coşkun DURMUŞ
Dünya Federasyonu: Ayhan ÖZKAN
Türkiye Tem. :Osman YÜCEL
Azerbaycan Tem. :Rehman HUSEYNOV
İran Tem. :Hassan ALİZADEH
Pakistan Tem. :Rashid MAHMOOD
Almanya Tem. :Volkan HACIHASANOĞLU
Karadağ-Montenegro :Samir KLİMENTA
Hun Boksu Tem. : Yılmaz BAYGÜL
Kobos Tem. : Selçuk UĞURLUEL
Turon Tem. : Fatih AŞAN
Alpagu Turon tem. : Cengiz AŞAN
Tepük Tem. : Ertuğrul KESTEL
Oba Boksu Tem. :Talat AYHAN
Terekeme Tem. : Savaş KARADAĞ
DÜNYA ALPAGU FEDERASYONU
 
TÜRK MİLLETİ SAVAŞÇI OLDUĞU KADAR BARIŞÇI BİR MİLLETTİR. ATATÜRK BUNU YURTTA SULH CİHANDA SULH VECİBESİ İLE DE KANITLAMIŞTIR. ALPAGU MÜCADELE SANATIDA BUNU DESTEKLER BİÇİMDE ZOR DURUMDA İKEN SALDIRGAN DİĞER DURUMLARDA SAKİN OLMASINI BİLEN BİR SAVAŞ SANATIDIR.
ALPAGU SİZİN ÖZ MALINIZ
 
TÜRK SAVAŞ SANATI ALPAGU
01- HUN BOKSU
02- TURON
03- KOBOS
04- ABA GÜREŞİ
05- TEREKEME DÖVÜŞÜ
06- KURAŞ
07- GÜREŞ - KÖREŞ
08- KUŞAK GÜREŞİ
09- YATAĞAN(Türk Kılıcı)
10- KEMANKEŞLİK (Ok ve Yay )
11- TEPÜK
12- ATLI GÜREŞ
13- ATLI OKÇULUK
14- OBA BOKSU
15-OĞUZ KÖREŞİ
16-SIR SAVAŞ SANATI
SPORLARININ BİRLEŞTİĞİ MERKEZDİR.
ALT BRANŞLAR
 
TÜRK KILIC SANATI
TUĞ ( UCU AT KUYRUĞUNDAN PÜSKÜLLÜ MIZRAK)
BOO (1.20 CM UZUNLUĞUNDA FIRINLANMIŞ SOPA)
YAY (KEMANKEŞLİK)
 
toplam 106145 ziyaretçi (233925 klik) kişi ziyaret etti
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
WORLD ALPAGU FEDERATION TURKIS MARTIAL ARTS